birgün istanbulun fethi filme* çekildiğinde şu sahne mutlaka olmalı: padişah sultan mehmed han üç ceneviz gemisinin yardım için kuşatma altındaki konstantine gönderildiği haberini alır. gemileri karşılaması için donanmasını görevlendirir..kendisi de muhabereyi seyretmek için maiyetiyle birlikte zeytinburnu sahiline iner. genç sultan atının üzerinde heyecanlı bir şekilde olan biteni seyretmektedir. malesef ceneviz gemileri sultan mehmedin gözleri önünde osmanlı donanmasını atlatmayı başarıp haliçe doğru son sürat yol alırlar..sultan o kadar heyecanlanır ki atını ceneviz gemilerinin peşine denize doğru sürer. bu coşku anından yanındakilerde etkilenir ve onlarda atlarını denize doğru sürerler. sultan mehmed ancak elbiseleri ıslanmaya başladıktan sonra kendine gelebilir ve atını durdurur...
bir film ya da şarkıdan kişisel beklentim odur ki beni coştursun..heyecanlandırsın yani (coştursundan kastımın eller havaya eğlendirmek olmadığını anlatmak için şeyy ettim) peki bunu ne için isterim. sıkıcı olan hayatıma renk katması için mi: hayır. ayrıca yaşantım sıkıcı falan da değil bi kere..nerden çıkarıyosunuz böle şeyleri anlamıyorum:)) neyse coşku beklentimin sebebi o filmde ya da şarkıda anlatılmaya çalışılan ruh haline ulaşabileceğimi düşünmemden ibaret. yani sanki ben de hikayesi anlatılan kahramanın yapmış olduğu tercihleri işaretlesem aynı coşku bölümüne hayranlık birinciliği kontenjanından alınacağımı düşünürüm hep. tabii bunun için bir şeyin hakkını da vermek gerek:
istemek..burada başarılı olmak istemenin vektörel büyüklüğünden çok istenilenin pahada ağırlığından ibaret. başarısız olmak ise insanın bu çok ayrıcalıklı ruh halini belki de bir hiç uğruna boş yere törpülemesi demek..yapılması gereken şeyler nerde mi kaldı. hele siz ne istediğinizi bi bulun yapılacak işleri söylemesi benden :)
* film için belki hala biraz erken ama 2008'de Topkapı Şehir Parkı’nda ‘Panorama 1453’ adı ile ziyarete açılması planlanan müzedeki üç boyutlu ve 3 bin metrekareye yayılacak resim için sabırsızlanmaya başlayabiliriz. 29 mayıs sabahından böylesine büyük bir kare belki istememiz gereken şeyleri de hizaya sokar (toplumsal mesaj olarak şey ettim yanlış anlaşılmaya:)).
düş-ünce rüya fil-im
9.15.2007
kaçan gemiler, coşku, istemek
Posted by fraught at 6:55:00 ÖÖ
Labels: düş-ünce
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder